Yeni Bir Çerçeve, Aynı Yanılgı: Meclis İmzaları Hakikati Değiştirir mi?

Ağustos 7, 2026 - 12:43
 0  13
Yeni Bir Çerçeve, Aynı Yanılgı: Meclis İmzaları Hakikati Değiştirir mi?

“Devletin taşıyıcı kolonlarını kesip, yerine ‘barış’ boyalı bir çerçeve koyduğunuzda; tavanın üstünüze çökmesi bir ihtimal değil, fizik kuralıdır!”
Türkiye Cumhuriyeti, bugün bir kez daha tarihinin en büyük “hukuki ve siyasi illüzyonlarından” biriyle karşı karşıya bırakılmıştır. Adına “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme” denilen, ancak özünde devletin bağışıklık sistemini, egemenlik haklarını ve hukuk devletini felç etme riski barındıran yeni bir “Çerçeve Yasa” teklifi, adeta bir kurtuluş reçetesi gibi yeniden Meclis sıralarına getirilmiştir. Üstelik bu kez, iktidarından muhalefetine uzanan geniş bir yelpazede, 360 milletvekilinin ortak iradesi ve imzasıyla adli mekanizmalar bypass edilmek istenmektedir. 
Bu "geniş mutabakat" manzarasını izlerken, hafızamız bizi geçmişteki o çarpıcı savunmaya götürüyor. Dönemin AKP Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, geçmişteki benzer adımları savunurken şu cümleleri kurmuştu: “Meclis’in yüzde 95’inin destek verdiği bir yasaya ‘ihanet yasası’ demek akılla bağdaşmaz. Meclis’in yüzde 95’i ihanet içindeyse bu ülke batmıştır zaten.”
İşte bugün Meclis komisyonlarında, koridorlarında atılan o 360 imzanın arkasına sığınan zihniyet, tam olarak bu geçmişten beslenmektedir. Bu anlayış; sadece sayısal bir kibir değil; millî egemenliği parmak sayısına indirgeyen, devletin beka niteliğini niceliğe kurban eden bir “teslimiyet manifestosu”dur. Dün "yüzde 95" nakaratıyla devleti bir deney tahtasına çevirenler, bugün de "tarihi uzlaşı" kılıfıyla karşımıza çıkmaktadır. 
Bu "sayısal çokluk" ezberi karşısında, benim ve bu topraklara gönülden bağlı Cumhuriyetçi, Atatürkçü, Kuvayı Milliyeci duruşun cevabı dün neyse bugün de odur:
Hakikat ve vatan savunması, kaç kişinin ona sırtını döndüğüyle ya da kaç elin havaya kalktığıyla değil; tarihin, hukukun ve millî namusun terazisiyle ölçülür!
Terör örgütünün tasfiyesi adı altında, Meclis içtüzüğünü dahi çiğneyen, yargı yetkisini dar kurullara devreden ve hukuk devletini zedeleyen hiçbir çerçeve, bu ülkeye huzur getiremez. Tarih, anlık konjonktürlerin, geçici parlamento aritmetiklerinin ve "devlet aklı" adı altında yürütülen kapalı kapı pazarlıklarının acı sonuçlarıyla doludur. 
Milletin asıl evlatları adaleti ve hukukun üstünlüğünü beklerken, terör örgütü yapılanmalarına hukuki kalkanlar sunan, devletin temel kolonlarını sarsan bu yeni tasarıya karşı durmak; cumhuriyete, şehitlerimize ve geleceğimize olan sarsılmaz borcumuzdur. Parmak sayılarınız hakikati, atılan imzalarınız ise devletin kurucu kodlarını değiştiremez! 

Tepkiniz Nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow